Öne çıkan

İlk blog gönderisi

Bu, gönderi alıntısıdır.

Reklamlar

Bu ilk gönderiniz. Değiştirmek veya silmek için Düzenle’ye tıklayın veya yeni bir gönderi başlatın. İsterseniz okuyuculara bu blogu yazmaya neden başladığınızı ve ne yapmayı planladığınızı söylemek için bu gönderiyi kullanın.

yazı

Zamanın çelik mengenesine sıkışırken ruhum

Parmak uçlarımda bir ölüm valsi

Hecelerin isminin dar ağacında can bulurken

Yüreğim bulutlu bir gök yüzü gibi haykırırken

İsyan ve dua senin yollarında sevişirken

Semtine uğramayan rüzgarın nefesi ciğerimde son bulurken

Şimdi seni sevmeyi düşlemek bile

Reşit olmayan hayallerimin umut çayırlarında dört nala koşan taylar gibi sevindirmekte …

Seni böyle beklesem

Geldiğinde söyleyecek cümleler aklımdan firar etse

Sadece özledim diye bilsem

O harfler dahi özlemişken seni

Bana mı soruyorsun özlemeyi

Hadi uzat elini

Yaşamın son saniyesi bu

Aydınlığa çıplak

Anadan üryan

Tertemiz

Bir yürekle koşalım

Var mısın aydınlığım?

Gülmek de ağlamanın anasıymış

Belki biz bu yüzden annelerimizi çok seviyoruz

Çünkü ağlamalarımız hep onların kollarında susuyor

Burası nedir bilir misin?

Yer yüzünde olan Kabe’den daha değerli

Burası nedir bilir misin

İnsanın sığınabileceği tek yer

Burası nedir bilir misin

Neşet babanın dediği gibi “insanın ölmeden gömüldüğü tek yer”

Hasret ve özlemle

Güneşli günleri görecek miyiz?

Mutlu olabilecek miyiz?

Ya da huzuru soluklayabilecek miyiz?

Bunları bilmiyorum ama

İyi bir müzikle

Hayatın damarlarına dokunabiliyorsunuz.

Adımlarım o kadar hızlı ki

Yaşamaya ramak kalmış gibi

Ve hayallerim o kadar canlı ki

Kelebek misali ömrü

Şimdi düşlemek seni

Reşit olmayan duygularla

Özlemekten bahseden bir lügat var boğazımda

Diyorum ki onlara

Özlemek; özden gelir

Yani

İnsan özlemeye meftun

Anlayacağınız

Kavuşmak değil mesele

Hakkıyla sabır göstermek

Velhasıl

Damarlarında son kez bir oksijen voltası

Birazdan bir ipin gölgesinde serinlecek boğazım

Kelimelerim dar ağacında ümit dolu gününü son kez göreceğim

Ama en çok üzüldüğüm nokta ne biliyor musun?

Yazdıklarımı körlere görür

Sağırlar duyar

Ama

…..