Öne çıkan

İlk blog gönderisi

Bu, gönderi alıntısıdır.

Reklamlar

Bu ilk gönderiniz. Değiştirmek veya silmek için Düzenle’ye tıklayın veya yeni bir gönderi başlatın. İsterseniz okuyuculara bu blogu yazmaya neden başladığınızı ve ne yapmayı planladığınızı söylemek için bu gönderiyi kullanın.

yazı

Affedin bizi

Bir Eylül Leyla oldu yaz ortasında

Bir Leyla Eylül’e döndü haziran akşamlarında

Bir Adem insanlığı yatakta sınadı

Ve kimse Ademe

Hayvandan da aşağıdın demedi

Affedin bizi

Sizler uyurken sessiz olmamayız gerekirdi

Şimdi ne bu ölüm hıçkırıkları diyeceksiniz

Onlar Azrail’in utangaç göz yaşları

…..

Yalnızlık; ölümün okyanusunda varlık sandalıyla kıyığa kulaç atmak yalnızlık; bitkin,bezmiş,hain alfabelerde aramak seni yalnızlık göz yaşı denizimizin tek bir nefesle çöle dönmesi ve yalnızlık Azrail’in dahi unuttuğu insan tecrübesi …

SÖZ

ÖYLE BİR YALNIZLIĞIN VARKİ BENDE,

OKYANUSLARI KURUTAN

ÖYLE BİR VARLIĞIN VARKİ BENDE;

CENNETİ ALEV ALEV YAKIP, ÇÖLÜ SAĞNAK YAĞMURLA TANIŞTIRAN

VE SEN!!

İYİ Kİ DE VARSIN………………

Hegel köle efendi diyalektiği üzerinden sisteme bakıldığında aslına özgür bilinç olarak köleler efendi efendiler köle olmaktadır. Lakin mevcut sistem içerisinde köleler daha fazla köle efendiler daha fazla efendi olmaktadırlar. Bu bağlamda bizler hep köle olarak mı kalacağız yoksa efendi mi olacağız tercihlerimiz ve seçimlerimiz ışığında konumumuz önemli bir yer teşkil etmektedir. Ve belki insanlığımız dahi bununla belirlenmektedir. Kim bilir?

Rüzgar

Bir esinti var çorak topraklarda okyanusları kıskandıran

Bir uğultu var yalnızlığın kol gezdiği sokaklarda

Bir sen varsın bende, bende bana dair bir şey bırakmayan

Ve o an bütün gücüyle ezdi geçti rüzgar

Anladım ki;

Senmişsin esmeye sebep

Senmişsin tek neden